İşlem Yapılıyor

OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİ

- DEVLET YÖNETİMİ

  • Osmanlı devlet anlayışının oluşmasında; eski Türk gelenekleri, İslam dininin gerekleri ve hakim olunan bölgelerdeki yönetim anlayışları etkili olmuştur.
  • Devletin başında, Osmanlı soyundan gelen bey, sultan, padişah olarak bilinen kişi bulunurdu. Mutlak ve devredilemez haklara sahip olan padişah, devleti Mutlak Monarşi ile yönetirdi.
  • Kanunların yapılmasında ve uygulanmasında padişahın üzerinde bir güç yoktu. Ancak, yönetimin temel dayanaklarından biri de İslam Dini olduğundan padişahın da dini kuralların dışına çıkmaması gerekirdi.
  • Osmanlı Devleti’nde tek kişi yönetimi esas olduğu için monarşiktir; yönetim dine dayandığı için teokratiktir, yönetim tek merkezden gerçekleştirildiği için merkeziyetçidir ve ülke çok uluslu bir yapıya sahip olduğu için de imparatorluktur.
  • Divana başkanlık etmek , ordulara komuta etmek, büyük devlet adamlarını atamak, savaşa ve barışa karar vermek padişahın başlıca görevleriydi.

DİKKAT! Divan, ilk olarak Orhan Bey döneminde kurulmuş; II.Mahmut döneminde ise kaldırılarak yerine nazırlıklar (bakanlıklar) kurulmuştur.

Divana Fatih dönemine kadar padişahlar başkanlık ederken Fatih’ten itibaren sadrazamlar başkanlık etmeye başlamıştır.

  • Özellikle halifeliğin Osmanlı Devleti’ne geçmesinden sonra, monarşik devlet olma özelliğine teokratik devlet olma özelliği de eklendi.
  • Padişahların, şeriat ile çelişmemesi koşulu ile sınırsız kural koyma yetkisi vardı. Padişahın koyduğu kurallar “Ferman” denilen belgelerle iletilirdi.

NOT: Padişahların Ferman yayınlamaları “Yasama” gücünü kullandığının kanıtıdır.

  • “Ülke, hanedanın ortak malıdır.” anlayışının getirdiği olumsuz sonuçları yok etmek amacı ile I.Murat döneminde “Ülke hükümdar ve oğullarının malıdır.” anlayışına geçildi.
  • Fatih Sultan Mehmet döneminde yayınlanan Kanunname-i Ali Osman ile taht kavgalarına son verilmesi amaçlandı.
  • I.Ahmet döneminde yapılan değişiklikle hanedanın “en yaşlı” (Ekber) ve “en akıllı” (Erşed) üyesinin padişah olması esası belirlendi.
  • Hükümdar ünvanları:
    • Bey
    • Gazi
    • Han
    • Hakan
    • Hünkar
    • Halife
    • Padişah
    • Sultan
    • Hüdavendigar

  • Hükümdarlık sembolleri:
    • Hutbe
    • Sikke (para)
    • Davul
    • Sancak
    • Tuğ
    • Tuğra
    • Kılıç alayı

  • Şehzade Eğitimi: Şehzadeler, sarayda aldığı dini eğitimin ardından sancaklara “Lala” adı verilen eğitmenler eşliğinde gönderilir ve idari, askeri alanlarda eğitim alırlardı. Sancak sistemi adı verilen bu sistem şehzadelerin tecrübe kazanmasında önemli bir etkiye sahiptir.

III.Mehmet’ten itibaren şehzadelerin sancağa çıkma geleneğine son verilmiştir. Bu durum şehzadelerin tecrübesiz bir şekilde tahta çıkmasına yol açmıştır.

  • Sancağa çıkmadan padişah olan ilk kişi I.Ahmet’tir.
  • Şehzadelere Rumeli’de sancak verilmezdi.
  • Osmanlı Devleti’nde resmi törenlerin büyük önemi vardı. Osmanlı Devleti’nde düzenlenen resmi törenler şunlardır;
    • Ordunun büyük bir sefere çıkmasından önce düzenlenen törenler
    • Cülus törenleri
    • Padişahın cuma namazlarına gitmesiyle düzenlenen törenler
    • Surre Alayı denen Mekke ve Medine’ye hediye gönderilirken düzenlenen törenler
    • Dini bayramlar
    • Şehzadelerin doğumu ve sünnet düğünü

  • Osmanlı Devleti’nin başkentleri:
    • Söğüt
    • İznik
    • Bursa >> Kuruluş Dönemi
    • Edirne

  • İstanbul >> Yükselme Dönemi

- MERKEZİ TEŞKİLAT

  • SARAY:

1- Enderun (İç Saray):

  • Padişahın özel hizmetlilerinin bulunduğu kısımdır.
  • Devlet adamlarının yetiştirildiği eğitim kurumudur.
  • En önemli birimi Has Oda’dır.
  • Birun ve Enderun arasında Babüssaade denilen bölüm bulunur. Devletin yürütme organı olan hükümet, burada toplanır.

2- Birun (Dış Saray):

  • Devler işlerinin görüşüldüğü kısımdır.
  • Birun’da saray görevlileri otururdu.
  • Padişah resmi hayatını burada sürdürürdü.

3- Harem:

  • Padişahın aile hayatının geçtiği kısımdır.
  • Saray kadınlarının yetiştirildiği bir okul gibi görev yapmıştır.

NOT: Padişahlar halkın şikayetlerini Babüssaade (Orta kapı) denilen bölümde dinlemiştir.

  • Devlet yönetiminin merkezi olan sarayda;
    • Divan toplantıları,
    • Padişahların tahta çıkış törenleri,
    • Yabancı elçilerin kabülü,
    • Bayramlaşma törenleri yapılırdı.

  • DİVAN-I HÜMAYUN:
    • Divan-ı Hümayun osmanlı Devleti’nde önemli meselelerin görüşülüp karara bağlandığı organdır. Divan’da; siyasi, askeri, adli ve mali işlere, şikayet ve davalara bakılırdı.
    • Divan hangi din ve mezheplerden olursa olsun herkese açıktı.
    • Divan en yüksek yargı organı olup önemli davalara burada bakılırdı.
    • Divan kararlarında son söz padişaha ait olduğu için Danışma Kurulu özelliğindedir.
    • İlk kez Orhan Bey döneminde kurulan Divan teşkilatına Fatih’ten itibaren Vezir-i Azamlar başkanlık etmeye başladı. Kanuni döneminden itibaren Kubbealtı denilen yerde toplanan Divan’ın varlığına II.Mahmut tarafından son verilerek Nazırlık (Bakanlık) sistemine geçildi.

BİLGİ NOTU: Bakanlıklar >> Sadrazam >> Başbakan

Saderet Kaymakamı >> İçişleri bakanı

Reisül Küttap >> Dış İşleri bakanı

Defterdar >> Maliye bakanı

  • Divan’da alınan kararlara hüküm adı verilirdi. Hükümler Mühimme defterine kaydedilirdi.

BİLGİ NOTU: Divan’da Berat ve Ferman denilen iki tür karar çıkmıştır. Padişahın görev, yetki veya memuriyet hakkı veren yazılarına Berat, yapılması veya yapılmaması emredilen yazılara Ferman adı verilmiştir.

- Divan-ı Hümayun’un üyeleri ve görevleri:

  • Padişah:
    • Örfi hukukun uygulanmasından sorumludur.
    • Son söz ona aittir.
    • Kesin karar vericidir.
    • Fatih dönemine kadar divana padişahlar başkanlık ederlerdi. Fatih’ten sonra bu görev sadrazamlara verilmiştir.

  • Vezir-i Azam (Sadrazam):
    • Müslüman olup Türkçe bilmesi zorunluydu.
    • Padişahın mutlak vekili olup, padişahtan sonra en yetkili kişidir.
    • Padişahın mührünü taşır.
    • Padişah adına sefere katıldığında Serdar-ı Ekrem unvanını almıştır.
    • Padişah adına bütün yetkileri kullanılabilir.
    • Fatih’ten itibaren divana başkanlık etmiştir.
    • Kanuni döneminden itibaren de sadrazam unvanı kullanılmaya başlamıştır.
    • Günümüzdeki başbakan konumunda olup tüm devlet işlerinden sorumludur.

  • Vezirler (Serasker) :
    • Günümüzdeki devlet bakanları konumunda olup daha çok askeri ve siyasi işlerden sorumluydu.
    • Devlet işlerinde sadrazama yardımcı olan görevlilerdi.
    • Veziri azam seferde ise vezirlerden biri ona vekalet ederdi.

  • Kazasker (Kadı asker):
    • Askeri davalardan, eğitim ve adalet işlerinden sorumludur.
    • Kadı ve müderrislerin atama, görevden alma ve terfi işeriyle uğraşırdı.
    • Anadolu ve Rumeli kazaskeri olmak üzere sayıları ikiydi. Protokol bakımından Rumeli kazaskeri, Anadolu kazaskerinden üstündü.
    • Tanzimat Dönemine kadar kadıların vermiş olduğu hükümler kazasker tarafından incelenirdi. Bu görevi Tanzimat’tan sonra şeyhülislam üstlenmiştir.
    • Kazaskerler 1830 yılından itibaren divan üyeliğinden alınıp şeyhülislamın emrine verildiler.
    • I.Murat ile Türk ve Müslüman olma, Türkçe bilme zorunluluğu getirildi.

  • Defterdar:
    • Mali işlerden sorumludur. Günümüz Maliye Bakanı’dır.
    • Devletin gelir-giderlerini tutar, hazine ilgili işlerde hüküm yazar ve bütçeyi hazırlardı.

  • Nişancı:
    • İç ve dış yazışmalara bakar.
    • Ferman ve beratların üstüne padişah tuğrası çeker.
    • Devletin eski ve yeni kanunlarını iyi bilen nişancı fethedilen arazi kayıtlarını tutar, dirlikleri dağıtır, ayrıca tapu ve kadastro işlerine bakar.

  • Reis’ül Küttap:
    • Önceleri Nişancı’ya bağlı olarak görev yapar iken yabancı devletlerle ilişkilerin artması üzerine XVII. yüzyıldan itibaren devletin dış işlerinden sorumlu üyesi haline gelmiştir.
    • Günümüz Dış İşleri bakanı gibidir.
    • Divandaki işlemleri düzenler, konuşulanları divan kararlarının tutulduğu mühimme defterlerine kaydederdi.

  • Şeyhü’l İslam (Müftü):
    • Divan’ın daimi üyesi olmamakla birlikte gerektiğinde alınan kararların İslam Dini’ne uygun olup olmadığı konusunda bilgisine başvurulurdu.
    • Şeyhü’l İslam’ın kararlarına fetva adı verilirdi.
    • İlmiye sınıfının en üst temsilcisi olan şeyhülislam, Fatih Sultan Mehmet döneminde rütbe ve makam olarak kazaskerlerden sonra gelirdi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında ise sadrazamla eşit sayılmıştır.
    • Yavuz Sultan Selim zamanında halifeliğin Osmanlı Devleti’ne geçmesiyle şeyhülislamlık makamının da önemi artmıştır.
    • İlk şeyhülislam II.Murat döneminde görev yapan Molla Fenari’dir.
    • Şeyhülislamların atamaları bizzat padişahın kendisi tarafından yapılırdı.

  • Kaptan-ı Derya:
    • İstanbul’da bulunduğu zamanlarda toplantılara katılırdı.
    • Vezirlik rütbesi olan Kaptan-ı Derya donanmanın başkomutanı olarak denizcilik ve donanma faaliyetlerinden sorumluydu.
    • XVI. yüzyıldan itibaren divan üyesi olmuştur.

  • Yeniçeri Ağası:
    • Yeniçeri Ocağı’nın komutanıdır. Aynı zamanda İstanbul’un güvenliğinden sorumludur.
    • Yeniçeri ağası vezir ise divana katılır değil ise katılamazdı.
    • Divan toplantısı olduğu günlerde, yeniçeriler hakkında divana bilgi verir, divanda alınan kararları da yeniçerilere bildirirdi.

  • DİVAN ÇEŞİTLERİ:

- İkindi Divanı: Divan-ı Hümayun’da bitmeyen işler için, Sadrazam Konağı’nda toplanan divandır.

- Galebe Divanı: Yabancı elçilerin kabul edildiği ve ulufelerin dağıtıldığı divandır. (Sadece yeniçeri ulufeleri dağıtılırdı.)

- Ayak Divanı: Halkın ve askerin şikayetlerinin dinlendiği divandır.

- Sefer Divanı: Savaş sırasında toplanırdı. Bu divana başta beylerbeyi olmak üzere pek çok kişi katılırdı.

- Cuma ve Çarşamba Divanları: Daha çok Vezir-i Azam ve Kazasker başkanlığında yargılama yapılır, şikayetler dinlenirdi.

  • İstanbul’un Yönetimi:
    • Sadrazam: İstanbul’un genel düzeninden sorumludur.
    • Subaşı ve Yeniçeri Ağası: Şehrin güvenliğinden sorumludur.
    • Şehremini: Bayındırlık ve belediye işlerinden sorumludur.
    • Taht Kadısı: İstanbul’un adalet işlerinden sorumludur.

  • TAŞRA TEŞKİLATİ
  • Tımar Sistemi
  • İltizam Sistemi
  • Taşra Yönetim Birimleri

1- Tımar Sistemi:

  • Osmanlılar, Türkiye Selçuklularında uygulanan ikta sistemini daha da geliştirerek “Tımar Sistemi” adını verdiler.
  • Taşra teşkilatı Tımar sistemine göre düzenlenmişti.
  • Tımar sisteminde, devlet görevlilerine ve askerlere belli bölgelerin vergi gelirleri bırakılır, bunun karşılığında hizmet beklenirdi.

2- İltizam Sistemi:

  • Bu uygulamada devletin, vergilerin toplanması ve hazineye gönderilmesi işini açık arttırmaya çıkarmasıydı.
  • En çok parayı veren kişi bu işi alır ve kendisine Mültezim denirdi.
  • Mültezim devlete verdiği peşin vergiyi, salyaneli eyaletlerden kendisi toplardı. Bu sayede devletin nakit sıkıntısı giderilirdi.
  • Tanzimat döneminde yürürlükten kaldırıldı.

3- Taşra Yönetim Birimleri:

İdari Birim Yönetici Asayiş Adalet

Eyalet Beylerbeyi Subaşı Kadı

Sancak Sancakbeyi Subaşı Kadı

Kaza Kadı Subaşı Kadı

Köy Köy Kethüdası Yiğitbaşı Kadı Naibi (vekili)

- Eyaletler üç bölüme ayrılır:

1- Merkeze Bağlı (Salyanesiz) Eyaletler (Yıllıksız)

  • Dirlik sisteminin uygulandığı eyaletlerdir.
  • Bu eyaletlerin geliri bazı memurların maaşlarının karşılanması ve asker yetiştirilmesi için ayrılmıştır. (Tımar sistemi)
  • Rumeli, Budin, Bosna, Anadolu, Karaman, Sivas, Musul, Halep, Erzurum, Kars, Şam, Diyarbakır, Van salyanesiz eyaletlerdir.

2- Salyaneli (Yıllıklı) Eyaletler

  • Bu eyaletlerin geliri İltizam Usulü ile yıllık olarak mültezimler tarafından toplanır. Bu vergiye salyane denilirdi.
  • Mısır, Yemen, Habeş, Trablusgarp, Tunus, Bağdat, Basra, Cezayir salyaneli eyaletlerdir.
  • İltizam gelirleri devlet hazinesine girer.

3- İmtiyazlı Eyaletler

  • İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı Devleti’nde bağlı, yöneticilerinin padişah tarafından onaylandığı yerlerdir.
  • Eflak, Boğdan, Kırım, Hicaz ve Erdel imtiyazlı eyaletlerdir.
  • Hicaz dini özellikleri nedeniyle asker ve vergi vermez. Kırım ise vergi vermez asker verir.

- Sancaklar:

  • Kazaların birleşmesiyle meydana gelirdi. En üst dereceli yöneticisi Sancak Beyi’dir.
  • Sancaklarda asayiş Subaşı ve Yasakçılar, kalelerin güvenliği ise Kale Dizdarları tarafından sağlanırdı.

- Kazalar:

  • Hem idari hem de adli birimdir. Kazaların başında padişahın yargı gücünü temsil eden kadı bulunurdu.
  • Kadılar, merkezden gelen emirleri halka ulaştırır, adli davaları çözer, belgeleri onaylar, olağanüstü durumlarda alınan avarız vergilerini toplayıp merkeze ulaştırır, nikah sözleşmelerini yapar ve belediye hizmetlerini yürütürdü.

- Köyler: En küçük yerleşim yerleriydi.

- Taşra Teşkilatı’ndaki Diğer Görevliler:

  • Muhtesip: Çarşı ve pazar denetlemesini yapardı. Muhtesip kadının da izniyle fiyat belirler ve esnafın belirlenen fiyatlara uymasını sağlardı.
  • Kapan Emini: Bir beldede üretilen malların toplandığı yerlere Kapan denirdi. Kapan emini bu ürünlerin vergilendirilmesini sağlardı.
  • Beyt’ül Mal Emini: Bir yerleşim yerinde kamuya ait çıkarları korumakla görevlidir.
  • Bac Emini: Şehir ve kasabalarda ticaret ve sanat ile ilgili vergileri toplardı.

NOT:

  • 1864’te yayınlanan Vilayet Nizamnamesi ile ülke idari bakımdan yeniden teşkilatlandırılmıştır. Buna göre taşra yönetimi vilayet, sancak(liva), kaza, köy birimlerine ayrılmıştır.
  • 1871’de kaza ve köy arasına Nahiyeler eklenmiştir.
  • Vilayet >> Vali

Sancak >> Mutasarrıf

Kaza >> Kaymakam

Nahiye >> Müdür

Köy >> İmam

BİLGİ NOTU: I.Murat döneminde Rumeli Beylerbeyliği, Yıldırım Beyazıt döneminde ise Anadolu Beylerbeyliği kurulmuştur. Rumeli Beylerbeyliği’nin daha önce kurulmasıı ve Rumeli’deki yöneticilerin Anadolu Beylerbeyliği’ndeki yöneticilerden daha kıdemli kabul edilmesi Osmanlıların Rumeli’ye önem vermesinin birr sonucudur.

- HUKUK

  • Hukuk ; Şeri Hukuk ve Örfi Hukuk olmak üzere iki bölüme ayrılır.
  • Şeri Hukuk:
  • Kaynağı; Kur’an, Hadis, İcmal ve Kıyas’tır.
  • Sadece Müslümanlara uygulanır.
  • Örfi Hukuk:
    • Kaynağı; Türk gelenek ve görenekleridir.
    • Örfi Hukuk’un esasları Kanunname adı ile bir araya getirilmiştir.

NOT: Osmanlı Devleti’nde ilk kanunname, Fatih Sultan Mehmet’in Kanunname-i Ali Osman’dır.

  • Adalet işlerinin Divan’daki temsilcileri kazaskerlerdir. Bu nedenle Divan nevi yüksek mahkeme gibi çalışmıştır.
  • Halk, kadıların kararlarına itiraz edebilme ve meselenin Divan’da tekrar görüşülmesini isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle Divan, üst mahkeme özelliğine de sahiptir.
  • Her türlü şikayet ve itiraz Divan-ı Hümayun’da, Çarşamba ve Cuma Divanlarına yapılabilirdi.
  • Kadı doğrudan Kazaskere bağlıdır. Kazasker, kadı ve müderris atamalarını yapardı.

3915
0
0

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
yorum yap

© 2013 KPSS.tv All Rights Reserved Facebook Twitter