İşlem Yapılıyor

SAVAŞ DÖNEMİ

Doğu Cephesi

Güney Cephesi

Batı Cephesi ( I.İnönü Savaşı, II.İnönü Savaşı, Eskişehir- Kütahya Savaşları,

Sakarya Savaşı, Büyük Taarruz )

TBMM SAVAŞLARI GENEL OLARAK ÜÇ CEPHEDE SÜRMÜŞTÜR !

1- Doğu Cephesi: Ermenlilerle- Kazım Karabekir komutasındaki birlikler

2- Güney Cephesi: Fransızlar ve Ermenilerle – Kuvay-i Milliye birlikleri

3- Batı Cephesi: Yunanlılarla- Düzenli ordular

DOĞU CEPHESİ

- TBMM’nin açtığı ilk cephe ve ilk askeri zaferidir.

- Bu cephe Sevr Antlaşması’nda, Doğu Anadolu’da bağımsız bir Ermeni Devleti’nin kurulmasının kararlaştırılması üzerine bu bölgede devlet kurmak için harekete geçen Ermenilere karşı açılmıştır.

- 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in başarılı mücadelesi sonucu Ermeniler barış istemek zorunda kalmıştır. 3 Aralık 1920 tarihinde Gümrü Barış Antlaşması yapılmıştır.

GÜMRÜ BARIŞ ANTLAŞMASI (3 ARALIK 1920 )

  • Ermeniler işgal ettikleri yerleri terk edeceklerdir.
  • Kars, Sarıkamış, Iğdır ve Kağızman Türkiye’ye geri verilecektir.
  • Ermenistan, Sevr Antlaşması’nı tanımayacak, geçersizliğini kabul edecektir.
  • Ermenistan, Türkiye’ye karşı düşmanca tavır takınmayacaktır.
  • Misak-ı Milli’yi tanıyacaktır.
  • Yeni Türk Devleti’nin doğu sınırı, Aras nehri- Çıldır gölü hattına kadar uzanacaktır.

GÜMRÜ ANTLAŞMASI2NIN YORUMU, ÖNEMİ VE SONUÇLARI

- TBMM’nin ilk siyasi ve askeri başarısıdır.

- Sevr Antlaşması’nın geçersizliği ilk kez uluslararası bir antlaşmada onaylanmıştır.

- Sevr’in geçersizliğini kabul eden ve TBMM’yi tanıyan ilk devlet Ermenistan olmuştur.

- Ermeni sorunu uluslararası düzeyde sona ermiş, Türkiye- Ermenistan sınırı belirlenmiştir.

- İlk kez Gümrü Antlaşması ile belirlenen doğu sınırımız, daha sonra Sovyetler Birliği ile imzalanan Moskova Antlaşması ile güvenlik altına alınmıştır.

- Türkiye ismi ilk kez devlet adı olarak bir antlaşmada yer almıştır.

- Doğu cephesinin kapanması ile buradaki güçlerin büyük bir kısmı Batı cephesine gönderilmiştir.

UYARI: I. Dünya savaşından sonra Rusya’nın savaştan çekilmesi ve Osmanlının I. Dünya savaşında yenilmesinden sonra Kafkaslarda, Ermenistan ve Gürcistan Devletleri kurulmuştur.

GÜRCİSTAN İLE İLİŞKİLER

- I.Dünya Savaşı sonrası Kafkaslarda kurulan Gürcistan Devleti karışıklıklardan yararlanarak Artvin, Ardahan ve Batum’u işgal etti.

- Ermeni sorununun çözümlenmesi ve I.İnönü savaşının kazanılması sonrasında 23 Şubat 1921’de Gürcistan’a verilen protesto rotası üzerine Gürcistan işgal ettiği yerleri boşalttı ve Batum Antlaşması ile Artvin, Ardahan, Batum Türklere bırakıldı.

NOT: Ermenistan ve Gürcistan devletlerinin Sovyet Rusya’ya bağlanmaları nedeniyle bu dönemden itibaren doğudaki sorunlar Sovyet Rusya ile çözümlenecektir.

BİLECİK GÖRÜŞMELERİ (5 ARALIK 1920 )

  • TBMM’nin toplanmasından sonra İstanbul Hükümetinin Ankara hükümetiyle yaptığı ilk resmi görüşmedir.
  • Bilecik’te yapılan görüşmelerde Mustafa Kemal kendisini TBMM ve hükümet başkanı olarak tanıtmıştır. Böylece İstanbul’daki hükümetin varlığını tanımadığını, onları bu hükümetin temsilcisi olarak görmediğini tek meşru otoritenin TBMM olduğunu, meclis ve hükümetin yetkilerine de kendisinin sahip olduğunu belirtmiştir.
  • Görüşmelerden sonra heyetin İstanbul’dan dönmesine izin verilmemiş ve 1921 yılına kadar Ankara’da tutulmuşlardır. Bu davranışın amacı, İstanbul hükümeti yetkililerinin Milli Mücadele tarafına geçtikleri imajını bırakmaktır.

DİKKAT! İstanbul hükümetinin Temsil Heyeti’ni resmen tanıdığı gelişme Amasya Görüşmesi iken, TBMM’yi resmen tanıdığı gelişme ise Bilecik Görüşmesi’dir.

ERMENİ SORUNU

A- Ermeni Sorununun Tarihsel Gelişimi

  • Ermeniler ile Türkler ilk kez 1048 Pasinler Savaşı’nda karşı karşıya geldiler. Anadolu ikinci anayurt olunca Ermeniler önce Anadolu Selçuklularının daha sonra da Osmanlıların egemenliği altında azınlık olarak yaşadı.
  • Osmanlılarda Ermeniler ticaretle uğraşıyorlardı ve belirli bir bölgede çoğunluk sağlayamadılar.
  • Ermenilere sadık millet de denilmektedir.

B- Ermeni Sorununun Çıkmasında Etkili Olan Üç Faktör Şunlardır:

1- 1789 Fransız İhtilali: Balkan uluslarının 1789 Fransız ihtilali ile Ulusçuluk (milliyetçilik) fikirlerinden yararlanıp ayaklanarak bağımsızlık elde etmeleri Ermenileri de harekete geçirmiştir.

2- 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonucu imzalanan Berlin antlaşmasına göre Ruslar, Ermenilerin koruyuculuğunu üstlenmiş ve bunu fırsat bilen Ruslar, Ermenileri Osmanlılar aleyhinde kışkırtmışlarıdır.

3- İngiltere ve Fransa, Ermenileri Osmanlılar aleyhinde kışkırtmışlardır.

C- Ermeni Meselesinin Uluslararası Mesele Olarak Gündeme Gelmesi:

  • 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonucu imzalanan Berlin Antlaşması’nda Ermenilerin yaşadığı Anadolu ve Rumeli de ıslahat yapılacak maddesi konarak, Ruslar Ermenilerin koruyucusu durumuna gelmiştir. Böylece Ermeni meselesi uluslararası bir mesele haline gelmiştir.

D- Birinci Dünya Savaşı Sonrası Ermeni Meselesi:

  • I.Dünya Savaşı sonrası Doğu Cephesi’nde Ermenilerin Ruslarla işbirliği yaparak buradaki Türklere katliamlar yapmaları üzerine Osmanlı Devleti, Ermeni vatandaşlarını 1915 yılında Tehcir Yasası ile Suriye’ye zorunlu göç ettirmiştir.
  • Böylece Ruslarla Ermenilerin organik bağı koparılarak birlikte hareket etmeleri engellenmiştir.

UYARI 1) Tehcir yasası Doğu Anadolu2da kışın uygulandığı için ve salgınların, bulaşıcı hastalıkların da etkisiyle birtakım Ermeni vatandaşı yaşamını yitirmiştir. Ermeniler bu olayı Türkler bizi doğuda soykırıma tabii tuttu şeklinde dünya kamuoyuna duyurmaktadır.

UYARI 2) Amerikalı General Harbord’un raporunda Doğu Anadolu’da çoğunluğun Ermeni değil Türk olduğu açıklanmıştır. Böylece Wilson ilkelerine göre doğuda Ermeni Devleti kurulması geçerliliğini yitirmiştir.

GÜNEY CEPHESİ

  • Güney cephesi Fransız ve Ermenilere karşı açıldı.
  • Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7.maddesine dayanarak Urfa, Antep, Maraş ve Adana’yı işgal eden İngilizler, daha sonra 15 Eylül 1919’da aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla bu bölgeleri Fransızlara bıraktılar.
  • Fransızlar bu bölgede Ermenileri de yanlarına alarak Türk halkına kötü davrandılar.
  • Bu bölgede Fransız ve Ermenilerin yaptıkları katliamlara karşı halk harekatı başlatılmıştır.
  • Bu bölgedeki ilk direniş Hatay Dörtyol’da Karahasan tarafından başlatılmıştır.
  • Sivas Kongresi’nde Güney cephesinde Kuvay-i Milliye’nin kurulması kararlaştırılmıştır. Ve Güney cephesine gönderilen komutanlar halkı örgütlemişlerdir.
  • Urfa’da Yüzbaşı Ali Saip Bey, Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te ise Şahin Bey önderliğinde Fransız ve Ermenilere karşı mücadele edilmiştir.
  • Bu cephede halk, Kuvay-i Milliye ile bütünleşerek düşmanı yurttan kovmuştur.
  • Fransızlar önce TBMM ile ateşkes antlaşması imzalamıştır. Sakarya zaferinden sonra 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması’nı imzalayarak Anadolu’dan çekilmişlerdir.
    • §Güney cephesindeki savaşlar Ankara Antlaşması ile kesin olarak sona ermiştir.
    • §Hatay hariç bugünkü Suriye sınırımız çizilmiştir.
    • §Bu cephedeki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırılmıştır.

TBMM bu illerimize kahramanlıklarından dolayı sırasıyla:

  • o Antep’e Gazi (1921)
  • o Maraş’a Kahraman (1973)
  • o Urfa’ya Şanlı (1984)

  • Antalya, Muğla, Konya yöresini işgal eden İtalyanlarla ciddi bir mücadele olmamıştır.
  • II.İnönü’den sonra Anadolu’yu terk etmeye başlayan İtalyanlar, Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Anadolu’yu tamamen terk etmişlerdir.
  • Güney cephesindeki birliklerin batıya kaydırılmasıyla Batı Cephesi daha da güçlenmiştir.

BATI CEPHESİ

  • Kurtuluş savaşındaki en büyük savaşlar bu cephede Yunanistan ile yaşanmıştır.
  • Türk Kurtuluş savaşı özde Türk- Yunan savaşıdır.
  • Bu cephede savaşlar Yunanlıların, İtilaf devletlerinin özellikle İngilizlerin desteğinde İzmir’in işgali ile başlamıştır.
  • İzmir’in işgaline ilk tepki İnsan Hakları (Hukuki Beşer ) Gazetesi başyazarı Hasan Tahsin’den gelmiştir. Sonra bölgede Kuvay-i Milliye örgütlenmeye başlamıştır.
  • Batı Anadolu kongrelerinden, Balıkesir Kongresinde Batı cephesi açılması kararlaştırılmıştır.
  • Kuvay-i Milliye birliklerinin ve bazı subayların etkisiyle Ayvalık, Bergama, Soma, Salihli, Aydın ve Nazilli gibi cepheler açılmıştır.
  • Sivas kongresinde Batı cephesi Komutanlığına Ali Fuat Paşa getirilmiştir.
  • TBMM açılınca düzenli orduya geçiş başlamıştır.

  • Gediz Muharebesi ( 14 Ekim 1920 )
    • I.TBMM’nin uğradığı ilk yenilgidir.
    • Ali Fuat Paşa birlikleri ile Çerkez Ethem beraber başarısız olunca, Kuvay-i Milliyenin sona erdirilip tamamen düzenli orduya geçilmesi kararı alındı.
    • Bunun üzerine Mustafa Kemal, Ali Fuat Paşa’yı Batı Cephesi komutanlığından aldı ve Moskova Büyükelçisi olarak atadı.
    • Batı Cephesi iki kola ayrıldı. Cephenin kuzeyine İsmet İnönü, güneyine ise Refet Bele atandı.
    • Böylece düzenli ordu ön plana çıkarılarak, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephesinde mücadeleler yaşanmıştır.

NOT: Moskova’daki büyükelçilik ilk büyükelçiliğimizdir.

- Yunanlıların bu cephede mücadele etmesinin nedenleri nelerdir?

  • Kendilerine vaat edilen Batı Anadolu’yu almak istemeleri
  • Megola ideayı gerçekleştirmek istemeleri
  • İngiltere’nin kışkırtması ( Bu kışkırtmanın temelinde TBMM’yi zor durumda bırakarak Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmek düşüncesi hakimdir.)
  • Çerkez Ethem İsyanı’ndan yararlanarak TBMM’yi ortadan kaldırmak
  • Yunanistan’ın İtilaf devletlerinin gözüne girip daha fazla mali yardım almak istemesi

- Batı Cephesinde Yunanistan ile Yapılan Savaşlar Şunlardır:

  • I.İnönü Savaşı
  • II.İnönü Savaşı
  • Eskişehir-Kütahya savaşları
  • Sakarya Meydan Muharebesi
  • Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi
  • BİRİNCİ İNÖNÜ SAVAŞI (6-10 OCAK 1921 )

- Nedenleri :

  • Yunanlıların yeni kurulan düzenli ordunun güçlenmesine fırsat vermeden darbe vurmak istemeleri
  • Yunanlıların Sevr Antlaşması’nı TBMM’ye kabul ettirmek istemesi
  • Yunan ordusunun savaş gücünü kanıtlayarak anlaşma devletlerinin siyasi, askeri yardım ve desteğini sağlamak istemesi
  • Bu dönemde çıkan Çerkez Ethem isyanından yararlanmak istemesi
  • Eskişehir üzerinden Ankara’yı alarak, TBMM’yi dağıtıp ulusal egemenliği yok etmek istemeleri

- Savaşın Gelişimi:

  • Çerkez Ethem isyanını fırsat bilerek, Eskişehir’i ele geçirip demiryollarını denetim altına alıp, Ankara’yı ele geçirmek düşüncesiyle Bursa- Uşak çizgisinden harekete geçen Yunan Birlikleri ile İsmet Paşa komutasındaki Türk Birlikleri Eskişehir’in İnönü mevkiinde karşılaştılar.
  • Başarısız olan Yunan birlikleri geri çekilmek zorunda kaldılar.
  • Aynı dönemde Çerkez Ethem isyanı da bastırıldı ve Çerkez Ethem kardeşleriyle Yunanistan’a sığındı.

- Savaşın Sonuçları ve Yorumu:

  • Düzenli ordunun kazandığı ilk savaştır.
  • Düzenli orduya ve TBMM’ye güven artmıştır.
  • İsmet İnönü’ye generallik rütbesi verilmiştir.
  • İç güvenlik sorunları kısmen azalmıştır.
  • İtilaf devletleri, TBMM’ye Sevr’i kabul ettiremeyeceklerini ilk kez anlamıştır.
  • Londra Konferansı toplanmıştır. (diplomatik gelişme )
  • Bu zaferden sonra askere alma işlemleri daha düzenli ve disiplinli olmuştur.
  • Teşkilat-ı Esasiye (1921 Anayasası ) hazırlanmıştır.
  • İstiklal Marşı kabul edilmiştir. (12 Mart 1921)
  • Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır. (1 Mart 1921- diplomatik gelişme)
  • Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır. ( 16 Mart 1921- diplomatik gelişme )
  • Gürcistan Ankara’da ilk elçiliği açmıştır.(8 Şubat 1921)

LONDRA KONFERANSI (23 ŞUBAT – 12 MART 1921)

- Konferansın düzenlenmesinin asıl amacı:

- İtilaf devletlerinin Sevr Antlaşması’nı biraz yumuşatarak TBMM’ye kabul ettirmek

- Yunan ordusuna zaman kazandırmak istenmesi

- İtilaf devletlerinin aralarındaki sorunları çözümlemek istemesi

- İtilaf devletlerinin, TBMM’nin savaş yanlısı olduğunu kanıtlamak istemesi

- İtilaf devletlerinin, Ankara ve İstanbul hükümetleri arasında ikilik yaratarak bunların görüş ayrılıklarından yararlanmak istemesi ( Bunun için konferansa İtalya’nın isteği üzerine ikisini de çağırmışlardır.)

- Konferansta Yaşanan Gelişmeler:

  • Londra Konferansı öncesi Damat Ferit Paşa hükümeti yerine Tevfik Paşa hükümeti kurulmuştur.
  • İtilaf devletleri TBMM’yi hukuken tanımamak için TBMM’yi doğrudan değil İstanbul Hükümeti aracılığıyla davet etmişlerdir.
  • Mustafa Kemal, İtilaf devletlerinden doğrudan bir davet gelmezse Londra Konferansı’na katılmayacaklarını açıklamıştır.
  • Bunun üzerine İtilaf devletleri İtalya aracılığıyla TBMM hükümetini konferansa doğrudan davet etmiştir. (İtilaf devletleri TBMM hükümetini doğrudan çağırarak ilk kez TBMM’yi resmen tanımış oldu.)
  • Londra Konferansı’na; TBMM adına Bekir Sami Bey, İstanbul hükümeti adına Tevfik Paşa katılmıştır.
  • Konferansta ilk söz İstanbul hükümetine verilince Tevfik Paşa “ Söz milletin asıl vekillerine aittir. Türk milletinin asıl temsilcisi TBMM temsilcisidir.” diyerek sözü Bekir Sami Bey’e bırakmıştır.
  • Bekir Sami Bey konferansta Misak-ı Milli’yi gündeme getirmiştir. Oysa İtilaf devletleri hala Sevr hayali üzerinde olduklarından konferans anlaşma sağlanamadan dağılmıştır.
  • Konferanstan sonra Bekir Sami Bey, İngiltere ile Esir Mübadelesi Antlaşması ve Ticaret Antlaşması yapmıştır. Ancak Mustafa Kemal antlaşmaları eşitlik ilkesine ve egemenlik haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle kabul etmemiştir.
  • Mustafa Kemal bu antlaşmaları yapmasından dolayı Bekir Sami Bey’i ulusal mücadeleyi tam olarak özümsememiş bularak görevden almış yerine Yusuf Kemal Tengirzenk’i Dış İşleri Bakanı yapmıştır.

- Mustafa Kemal’in İngiltere’nin düşüncelerini bildiği halde konferansa katılma kararı almasındaki sebepler nelerdir?

  • TBMM’yi resmen tanıtmak
  • Misak-ı Milli’yi tüm dünya kamuoyuna duyurmak
  • İtilaf devletlerinin “Türkler barış istemiyor” şeklindeki propagandasını dünya kamuoyundan silmek
  • İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılıklarından yararlanmak
  • Türk halkının asıl temsilcisi olduğunu ve işgallerin haksız olduğunu duyurmak
  • Düzenli orduya zaman kazandırmak

- Londra Koneransı’nın Önemi ve Yorumu:

  • İtilaf devletleri TBMM’nin varlığını ilk kez resmen tanımıştır.
  • Yeni Türk devletinin haklı davası dünya kamuoyuna duyurulmuştur.
  • TBMM konferansa katılarak barış yanlısı olduğunu göstermiştir.
  • İstanbul hükümeti, dış ilişkilerde TBMM’nin tmesil gücünü resmen tanımıştır.
  • Yunanlılar konferansı iyi değerlendirerek güç toplayıp yeniden saldırı hazırlıklarına başlamıştır.

- I. Ve II. İnönü Zaferleri arasındaki önemli gelişmeler nelerdir?

  • Yeni Türk devletinin ilk anayasası Teşkilat-ı Esasiye Kanunu yürürlüğe girmiştir. (20 Ocak 1921)
  • Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır. (1 Mart 1921)
  • İstiklal Marşı, ulusal marş kabul edildi. (12 Mart 1921)
  • Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır. (16 Mart 1921)

- TÜRK-AFGANİSTAN DOSTLUK ANTLAŞMASI (1 MART 1921)

  • TBMM’nin antlaşma yaptığı ilk Müslüman devlet Afganistan’dır.
  • Antlaşma maddeleri:
    • Taraflar birbirinin bağımsızlığını tanıyacak
    • İki taraftan birine yapılan saldırıyı ilgili devlet kendisine yapılan saldırı olarak kabul edip karşı koyacak
    • TBMM, Afganistan’a eğitim amacıyla öğretmen ve subay gönderecek
    • Afganistan ile TBMM arasında yardımlaşma olacak

  • Antlaşmanın değerlendirmesi:
    • Afganistan’dan gelen yardımlar Milli Mücadele’nin önemli mali kaynaklarından birini oluşturmuştur.
    • Türkiye’de ilk elçilik açan Müslüman devlet Afganistan’dır.
    • Türk devletinin henüz başkenti belli olmamış olmasına rağmen elçilerin Ankara’ya gönderilmesi başkentin Ankara olacağını göstermektedir.

  • İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ (12 MART 1921)
    • Türkiye’nin milli marşıdır.
    • Kahraman ordumuza armağan edilmiştir.
    • Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği ile para ödüllü bir yarışma düzenlenmiştir.
    • Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiir 12 Mart 1921’de coşkuyla mecliste okunmuş ve milli marş olarak kabul edilmiştir.
    • İlk olarak II.İnönü savaşında okunmuştur.
    • Bağımsızlığın sembolüdür.
    • İstiklal Marşı’nın yayınlandığı ilk gazete Açıksöz Gazetesidir.
    • Resmileştikten sonra yayınlandığı gazete ise Hakimiyet-i Milliye’dir.
    • Milli marşımızın bugünkü bestesi Zeki Üngör’e aittir.

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 MART 1921)

Antlaşmanın Maddelerine Geçmeden Önce Geçmişteki Konu ile Bağlantılı Olayları, Gelişmeleri Hatırlayalım :

  • 3 Mart 1918 Brest Litowsk Antlaşması ile başlayan süreç, Sovyet Rusya ile I.İnönü savaşını takiben yapılan, Moskova Antlaşması ile güçlenerek devam etmiştir.
  • Rusya’da 1917 yılında ihtilal çıkmış, Çarlık rejimi yıkılarak Bolşevik Yönetimi kurulmuştur. Böylece Rusya daha önce işbirliği yaptığı Avrupalı Devletlerle (İngiltere, Fransa, İtalya ) görüş ayrılığı yaşamaya başlamıştır. Çünkü Batılı Devletler Rusya’da görülen rejim değişikliğinin kendilerine de zarar vereceğinden endişe etmeye, yeni rejimin kendi ülkelerine de yayılmasından korkmaya başlamışlardır.
  • Bu nedenle Rusya, Bolşevik İhtilalinden sonra Avrupalı Devletler tarafından dışlanmıştır. Avrupalı Devletler, Rusya da kurulan yeni rejime cephe almışlardır.

Şimdi Sovyet Rusya ile Türk Yakınlaşmasının Nedenlerini Açıklayalım:

  • Her iki toplumda da özde emperyalizme karşı yeni yönetimlerin oluşması
  • Her iki toplumunda düşmanlarının özde aynı olması
  • Her iki toplumunda karşılıklı sınır güvenliğini sağlamak istemesi
  • Her iki yönetiminde uluslararası platformda karşılıklı tanınmak istemesi
  • Rusya’nın boğazlar yoluyla batıdan gelebilecek tehlikelere karşı kendini güvence altına almak istemesi
  • Sovyet Rusya’nın Kafkas Türkleri üzerindeki etkisini artırmak istemesi
  • Sovyet Rusya’nın kendi rejimini geniş alanlara yaymak istemesi

Ve ... Mayıs 1920’den İtibaren İkili İlişkiler Artar ... Bu arada;

  • Doğu’da Ermenilere karşı başarı sağlanması
  • Güneyde Fransızlara karşı başarılı olunması
  • Batum’un Gürcülerden alınması
  • I.İnönü savaşının kazanılması, Sovyet Rusya ile TBMM’yi birbirine daha da yakınlaştırmış ve iki taraf arasında bir ittifak antlaşması yapılmıştır.

MOSKOVA ANTLAŞMASI’NIN MADDELERİ:

  • Taraflardan birinin tanımadığı bir antlaşmayı diğeri de tanımayacak

UYARI: Bu madde ile Sovyet Rusya Sevr Antlaşması’nı tanımadığını açıklamıştır.

  • Sovyet Rusya, Misak-ı Milli’yi tanımıştır.

UYARI: İlk kez bir Avrupa Devleti Misak-ı Milli’yi resmen tanımıştır.

  • Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında yapılmış tüm antlaşmalar geçersiz sayılacaktır.

UYARI: Osmanlı Devleti’nin ilk kez başka bir devlet tarafından tanınmadığı açıklanmış oldu.

  • Sovyet Rusya kapitülasyonların kaldırılmasını kabul edecektir.

UYARI: İlk kez bir devlet kendi isteğiyle kapitülasyonlardan vazgeçmiştir.

  • Sovyet Rusya, TBMM’nin Ermenistan ve Gürcistan ile imzaladığı antlaşmalarla belirlediği sınırı, Batum’un Gürcistan’a iade edilmesi şartıyla kabul edilmiştir.

UYARI: Batum’un Gürcistan’a verilmesiyle TBMM Misak-ı Milli’den ilk tavizi vermiştir.

  • İki devlet arasında mali ve ekonomik antlaşmalar yapılması kararlaştırılmıştır.

Moskova Antlaşması’nın Yorumu ve Önemi:

  • İlk kez bir Avrupa Devleti yani Sovyet Rusya Misak-ı Milli’yi ve Yeni Türk Devleti’ni tanımıştır.
  • Doğu sınırımız son şekliyle belirlenip, güvenlik altına alınmıştır.
  • Batum’un Gürcistan’a verilmesiyle Misak-ı Milli’den ilk taviz verilmiştir.
  • Osmanlı Devleti’ni yok sayan ilk devlet Sovyet Rusya olmuştur.
  • Sevr Antlaşması’nı tanımayan ilk Avrupa devleti Sovyet Rusya’dır.
  • Kapitülasyon hakkından vazgeçen ilk devlet Sovyet Rusya olmuştur.

DİKKAT! Misak-ı Milli’den vebrilen tavizler:

- Batum ( 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması- Sovyet Rusya)

- Hatay-İskenderun ( 1921 Ankara Antlaşması – Fransa )

- Musul (5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması – İngiltere )

II.İNÖNÜ SAVAŞI ( 23 MART- 1 NİSAN 1921 )

  • Londra Konferansı’nda zaman kazanan Yunanlılar İngilizlerin de desteğiyle ;
    • Bursa-Eskişehir ve Uşak- Afyon hatlarından iki koldan saldırıya geçtiler. Ancak İnönü mevzilerinde ikinci kez yenilgiye uğradılar.

  • Yunanlıların amacı:
    • Türk ordusunun örgütlenmesine zaman tanımamak ve Eskişehir, Kütahya üzerinden Ankara’ya ilerleyerek, Sevr Antlaşmasında kendilerine verilen yerleri alabilmektir.

  • II.İnönü Savaşı’nın Sonuçları:
    • TBMM’ne halkın güveni daha da artmıştır.
    • İsmet Paşa, Batı cephesinden sorumlu tek komutan olmuştur.
    • İtalyanlar işgal ettiği yerlerden (Antalya, Muğla) çekilmeye başlamıştır.
    • Fransızlar Ankara’ya temsilci göndererek, anlaşma yolları aramışlar ama reddedildi ve işgal ettikleri Zonguldak’tan çekilmişlerdir.
    • İngilizler esirlerin bir kısmını serbest bırakmıştır.
    • İngiltere’nin Yunanlılara olan güveni sarsılmıştır ve Yunanlılar İtilaf Devletlerinin desteğini kaybetmeye başlamıştır.
    • Halkın ordu ve kızılaya mali katkısı çoğalmıştır.
    • Bazı Batı kamuoyuyla milli mücadeleye sempati duymaya başlamışlardır.
    • Mustafa Kemal kazanılan zaferden sonra İsmet Paşa’ya çektiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil, Türk Milleti’nin makus talihini de yendiniz.” diyerek kazanılan zaferin önemini belirtmiştir.

NOT: İtalyanlar ve Fransızlar II.İnönü Savaşı sonrası, anadolu’dan çekilme kararı aldıkları halde, Sakarya Savaşı’nın sonucunu beklemişler ve Sakarya Savaşı’ndan sonra yaptıkları antlaşmalarla çekilmişlerdir.

ASLANLAR VE DUMLUPINAR TAARRUZU

  • II.İnönü Savaşı’ndan sonra düzenli ordu Yunan ordusuna karşı taarruza geçtiyse de başarılı olamadı. Bu savaşlarda uğranılan başarısızlık düzenli ordunun henüz taarruz gücüne ulaşamadığının kanıtıdır.

KÜTAHYA- ESKİŞEHİR SAVAŞLARI ( 10-24 TEMMUZ 1921)

  • Yunan ordusunun moral gücünü artırmak için Yunan Kralı Konstantin’de İzmir’e gelmiştir.
  • Yunanlar var gücüyle saldırıya geçerek Kitahya, Afyon ve Eskişehir’i ele geçirmişlerdir.
  • Saldırılar karşısında kayıplar veren ordumuz Mustafa Kemal’in emriyle daha fazla can kaybını önlemek amacıyla Sakarya nehrinin doğusuna çekilmişlerdir.

  • Türk Ordusunun Sakarya Nehrinin Doğusuna Çekilmesinin Nedenleri Nelerdir?
    • Zaman kazanarak yeniden toparlanmak
    • Daha fazla kayıp verilmesini önlemek
    • Yunanlılarla aramızda Sakarya nehrinin doğal engel oluşturmasını sağlamak

  • Kütahya- Eskişehir Savaşı’nın Sonuçları:
    • Mecliste sert tartışmalar yaşanmıştır.
    • Düzenli ordu ve Mustafa Kemal eleştirilmeye başlanmıştır.
    • Meclis merkezinin Kayseri’ye taşınmasını teklif edenler olmuş, ancak bu kabul edilmemiştir.
    • Bazı milletvekilleri Mustafa Kemal’in ordunun başına geçmesini teklif etmişler ve bu kabul edilmiştir.
    • İtilaf devletleri savaşın sonucunu beklemeye başlamışlardır.
    • Fransa anlaşma teklifini askıya almıştır.
    • TBMM, 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık Yasası’nı çıkartarak çok geniş yetkilerle başkomutanlık yetkisini ve meclisin tüm yetkilerini üç ay süreyle Mustafa Kemal’e devretmiştir. ( Bu yasa, Ulusal Egemenlik ile bağdaşmasa da kararların hızla alınıp uygulanmaya konulmasına yöneliktir.)

BİLGİ NOTU: Mustafa Kemal’in başkomutanlık yetkisi üçer aylık sürelerle yenilenmiş, 20 Temmuz 1922’de süresiz olarak uzatılmıştır.

TEKALİFİ MİLLİYE EMİRLERİ (7-8 AĞUSTOS 1921)

  • Mustafa Kemal meclisten aldığı geniş yetkiyle, orduyu savaşa hazırlamak ve ordu için gerekli acil ihtiyaçları karşılamak için harekete geçmiştir. Bir çeşit seferberlik durumuna geçilmiştir. Bu amaçla yayınlanan bir genelgeyle halktan şu isteklerde bulunmuştur:

  • Halk ve tüccar elindeki yiyecek ve giyeceklerin %40’ını bedeli sonradan ödenmek şartıyla devlete verecek
  • Halk elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek
  • Ulaşım aracı olanlar ayda 100 km savaş araç ve gereci taşıyacak
  • Halkın elindeki taşıt ve binek hayvanlarının %20’sine el konulacak
  • Her aile birer asker giydirecek kadar eşya verecek
  • 40 yaşına kadar olan bütün erkekler silah altına alınacak
  • Tüm dökümcü, marangoz, demirci gibi zanaatkarlar ordu emrine alınacak
  • Bunları toplamak üzere her ilçede birer Tekalif-i Milliye komisyonu kurulacak
  • Emirler yerine getirilmezse İstiklal Mahkemeleri devreye girecek

  • Bu emirlerde ordunun ihtiyaçlarının büyük bir kısmı karşılanmış ve ordu savaşa hazır bir duruma gelmiştir. Emirlerin yerine getirilebilmesi için 5 ayrı yerde İstiklal Mahkemeleri görevlendirilmiştir.

NOT: Tekelif- i Milliye emirleri Osmanlılardaki avarız adı verilen Tekalif-i Örfiye vergisine benzer.

MİLLİ MÜCADELENİN KAYNAKLARI

1- Silah Kaynakları:

  • Karakol Cemiyeti’nin İstanbul’dan kaçırıp getirdiği silahlar
  • Mim Mim grubunun kaçırıp getirdği silahlar
  • Kuvay-ı Milliye’nin İstanbul’dan kaçırıp getirdiği silahlar
  • Anadolu Kadınları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin hazırladığı cephaneler
  • İtalya’nın çekilirken bıraktığı silahlar
  • Fransa’nın çekilirken sattığı silahlar
  • Sovyet Rusya’dan hibe ve para ile alınan silahlar
  • Sahipsiz kalan silahlar
  • Terhis edilmeyen ordulardaki silahlar
  • Tekalifi Milliye ile halktan toplanan silahalar

2- İnsan Kaynakları:

  • Tekalifi Milliye kararları ile silah altına alınanlar
  • Hıyanet-i Vataniye kanunu ile kaçakların önlenmesi
  • Firariler hakkindaki kanun ile kaçakların önlenmesi
  • Terhis edilmeyen ordular

3- Mali Kaynaklar:

  • Afganistan, Hindistan’dan gelen altınlar
  • Tekalifi Milliye ile halktan alınan paralar
  • Osmanlı Bankası’nın el konulan malları
  • Duyuni Umumiye’nin el konulan paraları
  • Gümrük vergilerinin arttırılması
  • Menn-i İsrafat Kanunu (lüks tüketimin yasaklanması kanunu)
  • Ağnam vergisinin arttırılması
  • Sovyet Rusya’dan gelen paralar
  • Sahipsiz kalan mallar

SAKARYA MEYDAN SAVAŞI (23 AĞUSTOS- 13 EYLÜL 1921 )

  • 23 Ağustos 1921 tarihinde Yunan Ordusunun saldırısıyla başlamıştır.
  • Yunanlıların Polatlı’ya kadar yaklaşmaları üzerine Mustafa Kemal orduya hitaben “Hattı müdafaa yoktur,sathı müdafaa vardır. O satıh vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça bırakılamaz.” diyerek dünya savaş tarihinde ilk kez görülen bir savaş taktiği uygulanmıştır.
  • 22 gün 22 gece süren bu savaş yaklaşık 100 km’lik bir alanda yapılmıştır.
  • Bu savaş varoluş mücadelesinin yapıldığı dönüm noktası özelliği olan bir savaştır.
  • Savaş Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştır.
  • Sakarya’nın doğusu tamamen düşmandan temizlenmiştir.
  • Bu savaşa subay harbi de denir. Çünkü çok sayıda subayımız şehit olmuştur.

SAKARYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI

  • 1683 II.Viyana bozgunundan beri devam eden Türk gerileyişi sona ermiştir.
  • Yunanlılar savunmaya çekilirken, saldırı üstünlüğü Türk tarafına geçmiştir.
  • Anadolu’nun Türk Yurdu olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
  • Yunan ordusunun taarruz gücü kırılmıştır.
  • TBMM’de Mustafa Kemal’e olan güven artmıştır.
  • Mustafa Kemal’in askeri bir dahi olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
  • Mustafa Kemal’in üç aylık Başkomutanlık yetkisi uzatılmıştır.
  • Dış siyasette TBMM’nin gücü artmıştır.
  • Başkomutan Mustafa Kemal’e Gazilik ünvanı ile Mareşalik Rütbesi verilmiştir.
  • İtilaf devletleri barış teklifinde bulunmuşlardır.
  • TBMM ile Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan gibi Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanmıştır.
  • Fransızlar ile Ankara Antlaşması yapılmıştır.
  • İngilizler ile esir mübadelesi yapılmıştır.
  • Ukrayna ile dostluk antlaşması yapılmıştır.

NOT: Sakarya Zaferinden sonra İtilaf Devletleri Paris’te, TBMM hükümetini ateşkes görüşmelerine çağırmış. Bu ateşkes önerisine Paris Mükarreatı da denir. Mustafa Kemal sonuç alınamayacağını bildiği halde barıştan kaçan taraf olmadığını göstermek düşüncesiyle delege göndermiş, barıştan yana bir karar alınamamış ancak Malta’da bulunan tutsaklar kurtarılmıştır.

KARS ANTLAŞMASI ( 18 EKİM 1921)

  • TBMM hükümeti ile Sovyet Rusya’nın egemenliğinde bulunan Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında yapılmıştır.
  • Moskova Antlaşmasının devamı ve tekrarı niteliğindedir. Buna göre Moskova Antlaşmasının şartları Sovyet Rusya’ya bağlanan diğer devletler tarafından da kabul edildiği anlamına gelmektedir.
  • Antlaşmaya göre;
    • Kars, Ardahan TBMM’ye Batum Gürcistan’a verilecektir.
    • Aras nehri- Çıldır gölü sınır kabul edilecektir.
    • Boğazlar açık olacak, olası bir boğazlar konusunda Gürcistan taraf devlet olarak katılacak.
    • Nahçıvan Azerbaycan’a bağlı özerk olacak.
    • Kafkas cephesi ile ilgili genel af ilan edilecek. Gümrük, polisiye, sağlık işlerinde ve sınırlarda kolaylık gösterilecek.

Bu antlaşma ile doğu sınırımızı kesin olarak çizen antlaşmadır.

NOT:

- Günümüzde Sovyetler Birliği dağılıp Kafkaslarda özerk Cumhuriyetler ortaya çıktıysada bu antlaşma ile belirlenen sınırlar geçerliliğini korumaktadır.

- Kars Antlaşması’nın yapılmasıyla daha önceden Gürcistan ile yapılan Batum Antlaşması ve Ermenistan ile yapılan Gümrü Antlaşması fesh edilmiştir.

- Doğu sınırımızın çizilmesinde Gümrü Antlaşması ve Batum Antlaşması’nın etkisi olsa da netlik kazanması Moskova Antlaşması ve Kars Antlaşması ile olmuştur.

ANKARA ANTLAŞMASI (20 EKİM 1921)

  • Fransa ile TBMM arasında yapılmıştır.
  • Fransızlar, I.İnönü’den sonra Ankara’ya bir temsilci göndererek görüşmeler yapmış, bu arada Yunanlıların Kütahya-Eskişehir savaşlarında başarılı olması üzerine beklemeye başlamış, Sakarya Zaferinden sonra TBMM ile Ankara Antlaşması’nı imzalamıştır.

  • Antlaşmanın Maddeleri:
    • Hatay dışındaki bugünkü Suriye sınırımız çizilmiştir.

UYARI: TBMM, Misak-ı Milli’den ödün vermiştir. İlk tavizde Sovyet Rusya’ya Batum verilmişti.

  • Hatay iç işlerinde serbest dış işlerinde Fransa’ya bağlı özerk devlet olacaktır. Burada Türklere geniş haklar verilecektir.
  • Hatay da resmi dili Türkçe olacaktır.
  • Süleyman Şah’ın mezarının olduğu Caber Kalesi Türkiye’nin mülkü olacak, Türk askeri koruyacak, Türk bayrağı dalgalanacaktır.
  • Her iki tarafta karşılıklı esir tutsakları serbest bırakacaktır.
  • Hatay hariç Fransa işgal ettiği yerleri geri verecektir.
  • İki ay içinde askeri birlikler geri çekilecektir.
  • Taraflar çekildikleri yerlerde genel af ilan edeceklerdir.
  • Türkiye ile Suriye arasında gümrük sözleşmesi için bir komisyon kurulacaktır.
  • Fransa çekilirse Hatay kendi kaderini kendisi belirleyecektir.

Ankara Antlaşması’nın Önemi, Sonuçları ve Yorumu:

  • Suriye sınırı Hatay dışında belirlenmiştir.
  • İtilaf bloğu parçalanmış, İngiltere siyasal yalnızlığa düşmüştür.
  • İlk kez bir İtilaf devleti resmen Misak-ı Milli’yi tanımıştır.
  • İtalya’da Anadolu’dan tamamen çekilmiştir.
  • Güney cephesi kapanmıştır. Buradaki birlikler batı cephesine kaydırılmıştır.

22 MART 1922 TARİHLİ BARIŞ ÖNERİSİ

  • Anlaşma Devletleri, Büyük Taarruz’dan önce 22 Mart 1922 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında bir mütareke yapılmasını önermişlerdir. Buna göre;
    • İki ordu arasında 10 km’lik askersiz bir alan oluşturulacak
    • Savaç üç ay süre ile durdurulacak barış şartları belirlenene kadar üç ayda bir yenilenecek
    • Her iki tarafın orduları Anlaşma Devletleri askeri komisyonu tarafından denetlenecek

  • TBMM öneriyi hemen reddetmiş ve barış görüşmeleri için harcanan zaman Türk ordusuna hazırlıklarını tamamlaması için zaman kazandırmıştır.

BİLGİ NOTU: Kurtuluş Savaşı boyunca I.TBMM’nin imzaladığı antlaşmalar sırasıyla;

- Gümrü Antlaşması ( Ermenilerle)

- Moskova Antlaşması ( Sovyet Rusya ile )

- Kars Antlaşması ( Kafkas Cumhuriyeti ile )

- Ankara Antlaşması ( Fransa ile )

BÜYÜK TAARRUZ VE BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ ( 26 AĞUSTOS-18 EYLÜL 1922 )

  • Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunan birliklerinin taarruz gücünü kıran Türk ordusu, uzun süreli taarruz gücüne erişmek için hazırlık yaptı.
  • TBMM, 13 Eylül 1921’de Genel Seferberlik ilan ederek askeri gücünü artırmaya başladı. Hazırlıklar tam bir gizlilik içinde gerçekleşti.
  • İtalyanlar ve Fransızlar boğazlar dışında tamamen Türkiye’yi boşalttılar.
  • Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisi 20 Temmuz 1922’de süresiz olarak uzatıldı. ( Süresiz uzatma Mustafa Kemal’e duyulan güveni kanıtlamaktadır. )
  • Yunanlılar büyük bir savunma hattı oluşturdular.
  • 26 Ağustos sabahı Türk topçusunun ateşiyle Afyon’da Büyük Taarruz başladı.
  • 30 Ağustos’ta Mustafa Kemal’in bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan savaşıyla Dumlupınar’da Yunan birlikleri dağıtıldı ve hatta Yunan Başkomutanı Trikopis esir alındı.
  • 1 Eylül’de Mustafa Kemal “ Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri !” emrini vererek ileri harekat sürdürldü.
  • 6 Eylül’de Balıkesir, 8 Eylül’de Manisa, 9 Eylül’de İzmir, 16 Eylül’de bütün Batı Anadolu yunan işgalinden kurtarıldı.
  • Yunanlılar kaçarken geçtikleri yerleri yakmaya başladılar.

  • Büyük Taarruzun Sonuçları:

- Milli mücadelenin silahlı mücadele kısmı sona ermiş, siyasi savaşım dönemi başlamıştır.

- Batı Anadolu Yunan işgalinden tamamen temizlenmiştir.

- İtilaf Devletleri ateşkes isteğinde bulundu. Önce Mudanya’ya sonra Lozan’a giden süreç başladı.

- Fevzi Paşa’ya mareşallik rütbesi verildi.

- Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin Türk tarihi açısından en önemli sonucu; Anadolu’nun sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacağının ispatlanmasıdır.

BİLGİ NOTU: İngilizler savaşı sürdürmek istedi. Bu amaçla sömürgelerden asker getirtmeye kalkıştı ancak sömürgeler bu isteği reddetti ve ayrıca Fransa ve İtalya’da İngilizlere savaşma konusunda destek vermeyince İngilizler barış önerisinde bulundular.

DİKKAT!

- MALAZGİRT SAVAŞI, Anadolu’nun kapılarını Türklere açmıştır.

- MİRYAKEFALON SAVAŞI’ndaAnadolu’nun Türk vatanı olduğu kanıtlanmıştır.

- BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ, Anadolu’nun sonsuza kadar Türk vatanı olacağını kesin olarak ispat etmiştir.

KURTULUŞ SAVAŞININ SONUÇLARI

  • Anadolu işgalden ve zulümden kurtuldu.
  • İngiltere de hükümet değişikliğine yol açmıştır.
  • Diğer tutsak milletlere örnek olmuştur.
  • Savaş Mudanya Ateşkes Antlaşmasıyla sona ermiştir. Daha sonra da Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI ( 11 EKİM 1922 )

  • Büyük Taarruz sonrası Batı Anadolu, Yunanlılardan temizlenmişti.
  • Ordularımızın bir kısmı İzmit ve Çanakkale önlerine kadar geldiler. Buraları İngilizlerin işgali altındaydı.
  • İngilizler ne olursa olsun İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya’yı Türkiye’ye vermeye niyetli değildi. İngiliz hükümeti başlangıçta Türk ordusuna karşı askeri güç kullanması kararı aldı. Ancak savaşmayı göze alamadı.
  • Ve İtilaf Devletleri, TBMM’ye Ateşkes önerisinde bulundular.

Peki İngilizleri Ateşkese Zorlayan Nedenler Nelerdi?

- Müttefikleri Fransa ve İtalya’nın Anadolu’yu işgalden vazgeçerek İngiltere’yi yalnız bırakması

- İngiliz sömürgelerinin yeni bir savaşı desteklememesi

- İngiliz kamuoyunun, yeni bir savaşa karşı çıkması

- Bütün desteklerine rağmen Yunan ordusunun ağır bir yenilgi alması

- Mustafa Kemal’in diplomatik atağa geçerek dünya kamuoyunu Türklerin lehinde etkilemesi

- Ve tabiki, Türklerin bağımsızlıktaki kararlılığı etkili olmuştur.

  • Bu nedenlerle TBMM, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın katılımıyla 11 Ekim 1922’de Mudanya’da Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
  • Yunanistan ise Mudanya açıklarındaki bir gemide konferansın sonucunu beklemiştir. Alınan kararları aynen kabul edip onaylamıştır. Ayrıca İngiltere, Yunanistan adına da söz söyleme yetkisine sahipti.
  • Türk hükümetini İsmet Paşa temsil etmiştir. İnönü’nün buradaki başarısı Lozan’da da görev almasında etkili olmuştur.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI’NIN MADDELERİ

  • Türk Devleti ile Yunanistan arasındaki savaş sona erecektir.
  • Yunanlılar 15 gün içinde Doğu Trakya’yı boşaltacaktır.
  • Meriç nehri, Türk- Yunan sınırı kabul edilecektir.
  • Yunanlıların boşaltacağı Doğu Trakya İtilaf devletleri tarafından 30 gün içinde Türklere teslim edilecektir.
  • Barış antlaşması imzalanana kadar TBMM Hükümeti, Doğu Trakya’da emniyet ve güvenliği sağlamak için 8.000 jandarma bulunduracaktır.
  • İstanbul ve Boğazlar, TBMM yönetimine bırakılacaktır.
  • İtilaf devletleri askerleri, barış antlaşması imzalanıncaya kadar İstanbul’da kalacaktır.
  • Türk ordusu, kesin barış antlaşması imzalanıncaya kadar Çanakkale’de belirlenen hattı geçmeyecektir.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI’NIN SONUÇ VE ÖNEMİ

  • Kurtuluş savaşının silahlı mücadele dönemi sona ermiştir.
  • Askeri zaferleri tamamlayan diplomatik bir zaferdir.
  • İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaş yapılmadan diplomatik başarılar sonucunda işgalden kurtarılmıştır.
  • Osmanlı Devleti’nin merkezi olan İstanbul’un TBMM Hükümetine bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
  • Karaağaç hariç yaklaşık bugünkü Türk- Yunan sınırı belirlenmiştir. (Karaağaç da Lozan Antlaşması’ndan sonra Türkiye’ye katılacaktır.)
  • İsmet Paşa’nın elde ettiği bu diplomatik zafer ona Lozan’ın yolunu açmıştır.
  • İngiltere ile ilk defa bir antlaşma imzalanmıştır. Böylece İngiltere, TBMM hükümetini ve onun kurduğu düzeni resmen tanımıştır.


10336
0
0

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
yorum yap

© 2013 KPSS.tv All Rights Reserved Facebook Twitter